Bir hükümlü, başka bir hükümlüden temin ettiği yeşil reçeteye tabi bir ilacı cezaevinde kullanmış ve idrar tahlilinde bu madde tespit edilmiştir. Suç tarihinde TCK m. 297/2'deki düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve 6763 sayılı Kanunla yapılan yeni düzenleme henüz yürürlüğe girmemiştir. Bu durumda sanığın eylemi bir suç teşkil eder mi? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/5922 E. sayılı kararındaki hukuki gerekçeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118584

Hayır, bu eylem suç tarihinde bir suç teşkil etmemektedir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/5922 E. sayılı kararında belirttiği gibi, sanığın idrarında tespit edilen 'Benzodiazepin' maddesi, TCK m. 188 anlamında bir uyuşturucu veya uyarıcı madde değildir. Bu madde, 'satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran' maddelerdendir. Bu tür maddelerin cezaevine sokulması veya bulundurulması, TCK m. 297/1 kapsamında değildir. Suç tarihinde TCK m. 297/2 Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olduğundan ve bu tür ilaçları suç kapsamına alan yeni fıkra (6763 sayılı Kanunla eklenen TCK m. 297/2-e) henüz yürürlüğe girmediğinden, sanığın eylemi kanunda suç olarak tanımlanmamıştır. 'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi (TCK m. 2) gereğince, kanunda açıkça suç olarak tanımlanmayan bir fiilden dolayı kişiye ceza verilemez. Bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.