Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2014/14791 E. sayılı kararında, yaralamaya kalkışma suçunun yağma suçunun unsuru olduğu gözetilmeden ayrıca bu suçtan da hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır. Bu kararın arkasındaki hukuki ilke nedir ve hangi durumlarda yaralama eylemi yağma suçundan bağımsız olarak cezalandırılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118575

Bu kararın arkasındaki hukuki ilke, bileşik suç (mürekkep suç) ve tüketen-tükenen norm ilişkisidir. Yağma suçu (TCK m. 148), doğası gereği cebir veya tehdit unsurlarını içerir. Kasten yaralamanın basit hali (TCK m. 86/2), yağma suçunun cebir unsurunu oluşturur ve bu nedenle yağma suçu içinde erir, yani onun tarafından tüketilir. Bu durumda faile ayrıca basit yaralamadan ceza verilmez; çünkü bu, aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırma anlamına gelir (ne bis in idem ilkesine aykırılık). Ancak, TCK m. 149/2'de özel olarak düzenlendiği üzere, eğer yaralama eylemi 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış' bir hal alırsa (örneğin TCK m. 87'deki durumlar gibi kemik kırığı, organ zayıflaması vb.), bu durumda yaralama eylemi yağma suçunun unsuru olmaktan çıkar ve faile hem nitelikli yağmadan hem de neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralamadan ayrı ayrı ceza verilir (gerçek içtima). Kararda bozma nedeni yapılan husus, yaralamanın basit düzeyde kalmasına rağmen ayrı bir suç olarak değerlendirilmesidir.