TCK m. 184/5'teki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için, ruhsata aykırılığın sanık tarafından 'gönüllü' olarak giderilmesi gerekir mi? Belediye tarafından yapılan yıkım ihtarından ve yıkım kararı alınmasından sonra aykırılığın sanık tarafından giderilmesi, etkin pişmanlığın 'gönüllülük' unsurunu zedeler mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118556

Hayır, zedelemez. TCK m. 184/5'teki etkin pişmanlık, TCK m. 36'daki 'gönüllü vazgeçme' gibi mutlak bir gönüllülük aramaz. Buradaki temel amaç, suçun yarattığı haksız sonucun ortadan kaldırılmasıdır. Sanığın, hakkında soruşturma veya kovuşturma başladıktan, hatta belediye tarafından hakkında yıkım kararı alındıktan sonra, bu yasal baskıların etkisiyle de olsa aykırılığı gidermesi, etkin pişmanlık hükmünden yararlanmasına engel değildir. Kanun metni, pişmanlığın hangi aşamada (soruşturma, kovuşturma, hatta hüküm sonrası) gösterilebileceğini belirterek, bu tür dışsal etkenlerin gönüllülüğü ortadan kaldırmadığını zımnen kabul etmiştir. Önemli olan, sanığın cebri icra (belediyenin zorla yıkması) yoluna gidilmeden, kendi imkanlarıyla veya rızasıyla aykırılığı gidermiş olmasıdır. Bu nedenle, idari işlemlerin başlamış olması 'gönüllülük' unsurunu ortadan kaldırmaz.