Bir sanık, infaz kurumunda görevli bir memura rüşvet vererek içeriye bir adet cep telefonu sokmayı başarmıştır. Bu olayda hem rüşvet veren sanığın hem de rüşvet alarak telefonu içeri sokan memurun cezai sorumluluğunu TCK m. 297 ve TCK m. 252 açısından ayrı ayrı değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118552

Bu olayda her iki kişinin de birden fazla suçtan sorumluluğu doğar. 1) Rüşvet Veren Sanığın (Hükümlü/Tutuklu) Sorumluluğu: Sanık, kamu görevlisine görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması (telefon sokması) için menfaat sağlamıştır. Bu eylem TCK m. 252/1 uyarınca 'rüşvet verme' suçunu oluşturur. Ayrıca, yasak eşyanın infaz kurumuna sokulması suçuna 'azmettiren' veya 'müşterek fail' olarak iştirak etmiştir. Bu durumda TCK m. 44 (fikri içtima) uyarınca, bu iki suçtan (rüşvet verme ve TCK m. 297'ye iştirak) hangisinin cezası daha ağırsa o suçtan cezalandırılır. 2) Rüşvet Alan Memurun Sorumluluğu: Memur, görevinin gereklerine aykırı bir işi yapmak için menfaat temin ettiğinden TCK m. 252/2 uyarınca 'rüşvet alma' suçunu işlemiştir. Ayrıca, yasak bir eşyayı (elektronik haberleşme aracı) infaz kurumuna bizzat 'soktuğu' ve bu suçu 'muhafazasıyla görevli kişi' sıfatıyla işlediği için TCK m. 297/1 ve 297/3'teki suçu da işlemiştir. Memur açısından da TCK m. 44 (fikri içtima) kuralı uygulanır ve rüşvet alma suçu ile nitelikli TCK m. 297 suçundan hangisinin cezası daha ağırsa o suçtan cezalandırılır.