Bir hükümlü, infaz kurumunda yasak eşya olan bir cep telefonunu yatağının altındaki gizli bir bölmede saklarken yakalanmıştır. Hükümlü, telefonun kendisine ait olmadığını, başka bir hükümlünün baskısıyla saklamak zorunda kaldığını, kendisinin hiç kullanmadığını savunmuştur. Bu savunma, TCK m. 297/1'deki 'bulundurma' suçundan sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118544

Bu savunma, tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz, ancak TCK'nın genel hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılmasını gerektirir. TCK m. 297/1'deki 'bulundurma' suçu, yasak eşya üzerinde fiili bir hakimiyet kurmayı ifade eder. Sanığın, telefonu yatağının altında saklaması, bu fiili hakimiyeti gerçekleştirdiğini gösterir. Ancak sanığın bu eylemi, başka bir hükümlünün 'cebir veya tehdidi' altında gerçekleştirdiğini iddia etmesi, TCK m. 28'deki 'cebir veya tehdit etkisi altında suç işleme' veya TCK m. 30'daki 'hata' hallerinin tartışılmasını gerektirebilir. Eğer sanık, reddedemeyeceği veya karşı koyamayacağı bir cebir veya tehdit altında bu eylemi yapmışsa, ceza sorumluluğu ortadan kalkabilir. Ancak, bu iddiasını somut delillerle (tanık, tehdidin niteliği vb.) desteklemesi gerekir. Sadece soyut bir iddia, genellikle 'suçtan kurtulmaya yönelik' bir savunma olarak kabul edilir ve mahkumiyeti engellemez. Mahkeme, sanığın iddiasının inandırıcılığını ve TCK'daki genel hükümlerin uygulanma şartlarının olup olmadığını titizlikle değerlendirmelidir.