Ceza Genel Kurulu'nun 2018/18 sayılı kararında, cinsel istismar sırasında mağdurun yere düşen telefonunun sanık tarafından alınması eyleminin yağma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu olayı, 'başka maksatlarla kullanılmış bulunan cebir veya tehdidin etkisiyle malın alınması yağma suçunu oluşturmaz' kuralı ile nasıl bağdaştırabiliriz? Bu olayda nedensellik bağı nasıl kurulmuştur?
İlk bakışta bir çelişki gibi görünse de, Ceza Genel Kurulu bu olayda nedensellik bağını farklı bir şekilde kurmuştur. 'Başka maksatla kullanılan cebir' kuralı, cebir ile malın alınması arasında bir amaç-araç ilişkisi olmadığında geçerlidir. Ancak bu olayda, sanıkların uyguladığı cebir (cinsel istismar ve mağduru fiziksel olarak etkisiz hale getirme), mağduru 'beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak duruma' (TCK m. 149/1-e) getirmiştir. Sanık, mağdurun bu çaresiz ve savunmasız durumundan 'yararlanarak' telefonu almıştır. Yani, cebir doğrudan telefonu almak için uygulanmamış olsa da, yarattığı sonuç (mağdurun savunmasızlığı) telefonun alınmasını sağlamıştır. Nedensellik bağı, 'cebir -> malın alınması' şeklinde doğrudan değil, 'cebir -> mağdurun savunmasız hale gelmesi -> bu durumdan yararlanılarak malın alınması' şeklinde dolaylı olarak kurulmuştur. Sanık, yarattığı bu savunmasız ortamın malın alınmasına olanak tanıdığını bilerek ve isteyerek hareket ettiği için, eylem hırsızlık değil, nitelikli yağma olarak kabul edilmiştir.