Sanık, kendisiyle evli iken başka erkeklerle birlikte olduğunu düşündüğü eşinin, bu erkeklerle olan mahrem görüntülerini ele geçirmiş ve bu görüntüleri kullanarak eşinden boşanma davasında nafaka talep etmemesini istemiştir. Sanığın bu eylemi, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/392 E. sayılı kararındaki haksız tahrik uygulaması ışığında nasıl değerlendirilmelidir?
Sanığın eylemi, TCK m. 134/2'deki özel hayatın gizliliğini ihlal (ifşa) ve TCK m. 107'deki şantaj suçlarını oluşturur. Ancak, sanığın bu suçları işlemesine neden olan olayın, eşinin sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi olduğu iddiası, TCK m. 29'daki 'haksız tahrik' hükümlerinin tartışılmasını gerektirir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/392 E. sayılı kararında, sanığın, eşinin hasta ve bakıma muhtaç çocuklarını bırakıp başka erkeklerle birlikte olmasının oluşturduğu tahrik altında suçu işlediği kabul edilerek haksız tahrik indirimi uygulanmıştır. Benzer şekilde, bu olayda da sanığın, eşinin sadakatsizliğinin yarattığı hiddet veya şiddetli elem altında suçu işlediği kabul edilebilir. Eşin sadakatsizliği, haksız bir fiil olarak kabul edilir ve bu fiile tepki olarak işlenen suçlarda haksız tahrik indirimi uygulanması Yargıtay tarafından benimsenen bir yaklaşımdır. Dolayısıyla, sanık hakkında ifşa ve şantaj suçlarından hüküm kurulurken, TCK m. 29 uyarınca haksız tahrik indirimi yapılması kuvvetle muhtemeldir.