Bir sanık hakkında, TCK m. 134/2 (ifşa) suçundan açılan davada, ifşa edilen görüntülerin müstehcen olduğu ve mağdurun da 15 yaşında olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme, sadece TCK m. 134/2'den mahkumiyet kararı vermiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/3063 E. sayılı kararında bu durum neden hatalı bulunmuştur? Hangi suçtan hüküm kurulması gerekirdi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118503

Bu durum, Yargıtay tarafından suç vasfının ve uygulanacak içtima kuralının yanlış belirlenmesi nedeniyle hatalı bulunmuştur. Sanığın tek bir fiili (15 yaşındaki mağdurun müstehcen görüntülerini ifşa etme), birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olmuştur: 1) Mağdurun özel hayatına ilişkin görüntüleri ifşa ettiği için TCK m. 134/2'deki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu. 2) Görüntüler müstehcen olduğu ve mağdur 18 yaşından küçük olduğu için TCK m. 226/5'teki 'çocukların kullanıldığı müstehcen yayınları yayma' suçu. Yargıtay'a göre, bu durumda TCK m. 44'teki 'farklı neviden fikri içtima' kuralı uygulanmalıdır. Bu kural gereği, sanık bu suçlardan sadece cezası daha ağır olanından cezalandırılır. TCK m. 226/5'teki suçun cezası, TCK m. 134/2'den daha ağır olduğu için, sanık hakkında sadece müstehcenlik suçundan (TCK m. 226/5) hüküm kurulmalı, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise 'hüküm kurulmasına yer olmadığına' karar verilmeliydi. Mahkemenin sadece TCK m. 134/2'den hüküm kurması, hem suç vasfında hem de içtima kurallarının uygulanmasında hataya düşüldüğünü gösterir.