Bir sanık, ruhsata aykırı olarak yaptığı binadaki aykırılıkları belediyenin ihtarına rağmen gidermemiş ve hakkında TCK m. 184/1'den mahkumiyet kararı verilmiştir. Yerel mahkeme, sanık hakkında CMK m. 231 (HAGB) hükümlerini 'sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığı' gerekçesiyle uygulamamıştır. Ceza Genel Kurulu'nun 2015/520 sayılı kararında, bu tür bir durumda mahkemenin HAGB'yi değerlendirmesinin gerekip gerekmediği konusunda nasıl bir sonuca varılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118496

Ceza Genel Kurulu'nun 2015/520 sayılı kararında, imar kirliliğine neden olma suçunda TCK m. 184/5'teki özel etkin pişmanlık hükmünün varlığı nedeniyle, sanık hakkında ayrıca CMK m. 231'deki HAGB hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesine gerek olmadığı sonucuna varılmıştır. Kararın mantığı şudur: Kanun koyucu, imar kirliliği suçu için faile, yapıyı imara uygun hale getirmesi durumunda davanın her aşamada düşmesini sağlayan çok özel ve lehe bir imkan tanımıştır (TCK m. 184/5). Bu, HAGB'den daha avantajlı bir düzenlemedir. Sanık, kanunun sunduğu bu birincil ve özel fırsatı kullanmayarak aykırılığı gidermediğinde, daha genel ve daha az lehe olan HAGB kurumundan yararlandırılması, kanunun sistematiği ve amacıyla bağdaşmaz. Dolayısıyla, sanık TCK m. 184/5'in gereğini yerine getirmediği için, mahkemenin ayrıca HAGB'nin şartlarının oluşup oluşmadığını (örneğin yeniden suç işlemeyeceği kanaati gibi) tartışmasına gerek yoktur. Bu suç tipi için HAGB'nin uygulama alanı bulunmamaktadır.