TCK m. 134/2'deki 'ifşa' suçu ile TCK m. 136'daki 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya yayma' suçu arasındaki ilişki, TCK m. 44 (fikri içtima) açısından nasıl değerlendirilmelidir? Ceza Genel Kurulu'nun 2019/414 sayılı kararındaki olayı ve sonucu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118495

Ceza Genel Kurulu'nun 2019/414 sayılı kararındaki olaya göre, sanık katılanın özel hayatına ilişkin fotoğraflarının üzerine kişisel verilerini (ad, soyad, telefon numarası) yazıp bunları katılanın iç çamaşırlarına zımbalayarak çeşitli yerlere bırakmıştır. Kurul, bu tek fiilin birden fazla farklı suçu oluşturduğunu kabul etmiştir: 1) İç çamaşırlarını ifşa etmek (TCK m. 134/1), 2) Özel fotoğrafları ifşa etmek (TCK m. 134/2), 3) Kişisel verileri yaymak (TCK m. 136) ve 4) Hakaret (TCK m. 125). Kurul, sanığın 'hukuki anlamda tek olan fiili ile birden fazla suç oluştuğundan' TCK m. 44'teki fikri içtima kuralının uygulanması gerektiğine karar vermiştir. Bu kurala göre, sanık bu suçlardan sadece cezası en ağır olanından cezalandırılacaktır. Olayda en ağır cezayı gerektiren suç TCK m. 134/2 olduğu için, sanık hakkında bu maddeden ceza tayin edilmesi ve eylemin birden fazla kez tekrarlanması nedeniyle TCK m. 43 (zincirleme suç) uyarınca artırım yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, TCK m. 134 ve TCK m. 136'nın şartları oluştuğunda fikri içtima yoluyla birlikte değerlendirilebileceğini göstermektedir.