Sanık, cezaevinde uyuşturucu kullandığı tespit edildikten sonra, bu uyuşturucuyu aynı cezaevinde kalan X isimli hükümlüden aldığını beyan etmiştir. Bu durumda TCK m. 297/4'teki etkin pişmanlık hükmü nasıl uygulanmalıdır? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/5074 E. kararındaki yaklaşımı açıklayınız.
Bu durumda mahkeme, sanığın beyanını etkin pişmanlık için tek başına yeterli görmemeli, bu beyanın doğruluğunu ve etkinliğini araştırmalıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/5074 E. kararında belirttiği gibi, sanığın sadece bir isim vermesi yeterli değildir. Mahkeme, TCK m. 297/4'ün uygulanıp uygulanmayacağını tartışmadan önce, sanığın ismini verdiği 'X' kişisi hakkında bir soruşturma veya kovuşturma olup olmadığını araştırmalı, varsa bu dosyayı getirtip incelemelidir. Bu araştırma sonucunda, sanığın verdiği bilginin doğru olduğu ve suç zincirinin ortaya çıkarılmasına 'etkin' bir şekilde yardımcı olduğu kanaatine varılırsa, etkin pişmanlık hükmü uygulanarak cezasında indirim yapılmalıdır. Eğer verilen bilgi soyut kalır, doğruluğu ispatlanamaz veya yanlış çıkarsa, etkin pişmanlık koşulları oluşmamış sayılır ve indirim uygulanmaz. Önemli olan, sanığın verdiği bilginin adli makamlara somut bir fayda sağlamasıdır.