Bir sanık hakkında, TCK m. 58 uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği halde mahkeme bu hükmü uygulamamıştır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/6102 E. sayılı kararında bu durum neden 'aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır' şeklinde değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118492

Bu durum, 'aleyhe bozma yasağı' ilkesinin bir sonucudur. TCK m. 58'deki tekerrür hükümlerinin uygulanması, hükmolunan cezanın 'mükerrirlere özgü infaz rejimine' göre çektirilmesini ve koşullu salıverilme sürelerinin sanık aleyhine uzamasını gerektirir. Dolayısıyla, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, sanık lehine bir hukuka aykırılıktır. Eğer hükmü sadece sanık temyiz etmişse, Yargıtay bu hukuka aykırılığı tespit etse bile, hükmü sanığın aleyhine olacak şekilde (yani tekerrür uygulansın diye) bozamaz. Çünkü bu, sanığın kendi temyizi sonucunda daha aleyhe bir duruma düşmesine neden olur ki bu, adil yargılanma hakkı ve temyiz hakkının özüyle bağdaşmaz. Yargıtay'ın kararında belirttiği 'aleyhe temyiz olmadığından' ifadesi, Cumhuriyet savcısının veya katılanın bu eksikliği sanık aleyhine temyiz etmediği anlamına gelir. Bu durumda, sanık lehine olan bu hukuka aykırılık devam eder ve hüküm bu yönden kesinleşir.