Bir sanık, ruhsatlı binasının balkonunu PVC ile kapatmıştır. Bu eylemin TCK m. 184 kapsamında imar kirliliği suçunu oluşturup oluşturmadığını, İmar Kanunu'ndaki 'bina' tanımı ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde tartışınız.
Bu eylem, TCK m. 184'teki imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturmaz. TCK m. 184, sadece ruhsatsız veya ruhsata aykırı 'bina' yapılmasını suç olarak tanımlamıştır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesine göre bina, 'kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri...' yapılardır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: 4. CD, 2012/24491 E.), mevcut bir binanın balkonunun PVC, cam veya benzeri sökülebilir malzemelerle kapatılması, yeni bir 'bina' veya 'bina niteliğinde' bir eklenti olarak kabul edilmemektedir. Bu tür eylemler, binanın taşıyıcı sistemini etkilemeyen ve yeni bir bağımsız bölüm oluşturmayan basit tadilatlardır. Bu nedenle, ceza hukuku kapsamında bir suç teşkil etmezler. Ancak, bu eylem ruhsata aykırı ise, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca idari yaptırımlara (yıkım ve idari para cezası) konu olabilir.