Sanık, cezaevine soktuğu uyuşturucu maddeyi, diğer sanıklarla birlikte kullanmıştır. Bu durumda eylem, 'infaz kurumuna yasak eşya sokma' suçu mudur yoksa 'uyuşturucu madde ticareti yapma' suçu mudur? Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2016/2487 E. sayılı kararındaki suç vasfı tartışmasını açıklayınız.
Bu durumda eylemin niteliği, sanığın amacına göre belirlenir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2016/2487 E. sayılı kararında da benzer bir olayda, uyuşturucunun 'ticari amaçla' bulundurulduğuna dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve somut delil bulunmadığı sürece, eylemin uyuşturucu madde ticareti (TCK m. 188) olarak nitelendirilemeyeceği belirtilmiştir. Uyuşturucunun başkalarıyla birlikte kullanılması, tek başına ticari bir amaç (satma, başkasına verme) olduğunu göstermez; bu, 'iştirak halinde kullanma' olabilir. Eğer sanığın amacı maddeyi satmak veya dağıtmak değil, sadece kendisi ve arkadaşları tarafından tüketmek ise, eylem 'kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma' (TCK m. 191) ve bunun cezaevinde işlenmesi nedeniyle TCK m. 297/1'deki 'infaz kurumuna yasak eşya sokma/bulundurma' suçlarını oluşturur. Bu durumda TCK m. 297/1-c.2'deki özel fikri içtima kuralı uygulanarak tek ceza verilir. Ticaret suçundan mahkumiyet için, satışa veya devretmeye yönelik bir kastın ayrıca ispatlanması gerekir.