Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan CMK m. 231 uyarınca HAGB kararı verilip verilemeyeceği tartışılırken, Ceza Genel Kurulu'nun 2015/520 sayılı kararında, bu suçta HAGB'nin uygulanma imkanının bulunmadığı belirtilmiştir. Bu kararın temel mantığı nedir? TCK m. 184/5'teki özel düzenlemenin bu karara etkisi nasıl olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118482

Ceza Genel Kurulu'nun 2015/520 sayılı kararının temel mantığı, TCK m. 184/5'te imar kirliliği suçu için çok özel ve HAGB'den daha lehe bir 'etkin pişmanlık' mekanizması öngörülmüş olmasıdır. Kurul'a göre, kanun koyucu bu suç için faili cezalandırmaktan çok, imara aykırılığın giderilmesini teşvik etmeyi amaçlamıştır. Bu amaçla, yapının imara uygun hale getirilmesi durumunda davanın her aşamada düşmesini ve cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkmasını sağlayan çok güçlü bir teşvik (TCK m. 184/5) getirmiştir. Fail, bu özel ve daha lehe olan yoldan gitmeyip aykırılığı gidermediğinde, ona alternatif olarak daha az lehe olan HAGB kurumunun sunulması, kanun koyucunun amacı ile çelişir. Yani, failin kanunun sunduğu 'birincil' ve 'daha avantajlı' çözüm yolunu (yapıyı düzeltme) reddetmesi durumunda, ona 'ikincil' bir kurtuluş yolu (HAGB) tanınmamalıdır. Bu nedenle, TCK m. 184/5'teki özel ve öncelikli düzenleme var olduğu için, imar kirliliği suçunda HAGB'nin uygulama alanı bulunmadığı kabul edilmiştir.