Sanık, 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan bir yerde ruhsatsız bina yapmıştır. Bu durumda sanığın eylemi TCK m. 184 (imar kirliliği) ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun ilgili maddeleri (örn. m. 65) açısından nasıl değerlendirilmelidir? Suçların içtimaı kuralları nasıl uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118471

Bu durumda sanığın tek fiili, hem TCK m. 184'teki imar kirliliğine neden olma suçunu hem de 2863 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturur. Sit alanları, 'özel imar rejimine tabi yerler' kapsamında olduğu için TCK m. 184'ün uygulama alanına girer. Aynı zamanda, bu alanlarda izinsiz fiziki müdahalede bulunmak 2863 sayılı Kanun'da da ayrıca suç olarak tanımlanmıştır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/14885 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durumda TCK m. 44'te düzenlenen 'farklı neviden fikri içtima' kuralı uygulanır. Buna göre, fail işlediği tek fiil ile birden fazla farklı kanun hükmünü ihlal ettiği için, bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren hükme göre cezalandırılır. Mahkeme, her iki kanundaki cezaları somut olaya göre ayrı ayrı hesaplamalı ve daha ağır sonuç doğuran suçtan (genellikle 2863 sayılı Kanun'daki ceza daha ağır olabilmektedir) hüküm kurmalıdır. Bu nedenle, olayda sadece TCK m. 184'ten veya sadece 2863 sayılı Kanun'dan hüküm kurmak eksik bir değerlendirme olur; TCK m. 44 uyarınca karşılaştırma yapılıp en ağır cezanın uygulanması gerekir.