Yağma suçu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Yağma suçunun işlenmesi sırasında mağdurun hareket serbestisinin kısa süreli engellenmesi, ayrıca TCK m. 109'dan ceza vermeyi gerektirir mi? Ceza Genel Kurulu'nun 2019/548 sayılı kararındaki olayı dikkate alarak değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118448

Yağma suçu, doğası gereği mağdurun kişi hürriyetine yönelik bir saldırı içerir, çünkü cebir veya tehdit ile mağdurun malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması, hareket serbestisinin bir miktar kısıtlanmasını zorunlu kılar. Bu kısıtlama, yağma suçunun işlenmesi için gerekli olan 'zorunlu' ve 'fonksiyonel' bir kısıtlama ise, yağma suçunun unsuru sayılır ve ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (TCK m. 109) ceza verilmez. Ancak, hürriyeti kısıtlama eylemi, yağma suçunun tamamlanması için gerekli olan süreyi ve fonksiyonu aşarsa, TCK m. 109'dan da ayrıca ceza verilir. Ceza Genel Kurulu'nun 2019/548 sayılı kararındaki olayda, sanık yolda yürüyen mağdurun telefonunu zorla aldıktan sonra (yağma suçu tamamlanmıştır), onu saçından tutarak 23 metre uzaklıktaki boş araziye sürüklemiştir. Bu sürükleme eylemi, yağma suçunun işlenmesi için zorunlu olan süreyi ve boyutu aşan, bağımsız bir haksızlık içeriğine sahip, ayrı bir kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemidir. Bu nedenle mahkeme, her iki suçun da unsurlarının oluştuğuna karar vermiştir.