Sanık, kendisinden boşandıktan sonra başkasıyla evlenen eski eşinin telefonunu, 'biriyle evlenecekmişsin, böyle bir şey yapma' diyerek ve 'içinden bir şey çıkarsa seni keseceğim' tehdidiyle almıştır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/15954 E. sayılı kararında bu eylem neden 'nitelikli yağma' olarak kabul edilmemiştir? Kararda vurgulanan 'faydalanma kastı' unsurunun yokluğu ne anlama gelmektedir?
Bu eylem, Yargıtay tarafından nitelikli yağma olarak kabul edilmemiştir çünkü yağma suçunun temel manevi unsurlarından olan 'faydalanma (yararlanma) kastı' mevcut değildir. Yağma suçunun oluşması için, failin cebir veya tehdidi, malı (telefonu) mülkiyetine geçirerek veya kullanarak ondan haksız bir ekonomik yarar sağlama amacıyla işlemesi gerekir. Olayda ise sanığın amacı, telefonun kendisinden bir menfaat elde etmek değil, eski eşinin özel hayatını (kiminle evleneceğini) kontrol etmek, ona gözdağı vermek ve içindeki bilgilere ulaşmaktır. Eylemin arkasındaki motivasyon ekonomik değil, duygusal (kıskançlık, hazımsızlık) niteliktedir. 'Faydalanma kastının' yokluğu, failin amacının malın ekonomik değerine yönelik olmadığını, başka bir amaca hizmet ettiğini gösterir. Bu durumda, eylem bir bütün olarak değerlendirildiğinde, unsurları oluşmayan nitelikli yağma yerine, amaca ulaşmak için kullanılan 'silahla tehdit' suçu olarak nitelendirilmelidir.