TCK m. 134/1'de, 'Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse...' denilmekte, devamında ise 'Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır' hükmü yer almaktadır. Bu iki cümle arasındaki ilişki nedir? Görüntü veya ses kaydı olmaksızın bu suç işlenebilir mi? Bir örnek veriniz.
Bu iki cümle arasındaki ilişki, temel suç ve nitelikli hal ilişkisidir. TCK m. 134/1'in ilk cümlesi, suçun temel şeklini tanımlar ve bu suç serbest hareketli bir suçtur. Yani, özel hayatın gizliliği herhangi bir şekilde ihlal edilebilir. Görüntü veya ses kaydı olmaksızın da bu suç işlenebilir. Örneğin, Yargıtay kararlarında (örn: 9. CD, 2021/7474 E.) sıkça karşılaşıldığı gibi, bir kişinin yatak odasını veya banyosunu anahtar deliğinden, pencereden veya dürbünle 'çıplak gözle gizlice gözetlemesi', TCK m. 134/1'in ilk cümlesindeki temel suçu oluşturur. Maddenin ikinci cümlesi ise, bu ihlalin 'görüntü veya seslerin kayda alınması' suretiyle, yani bir teknolojik alet (kamera, ses kayıt cihazı vb.) kullanılarak yapılmasını, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olarak düzenlemiştir. Çünkü kayda alma eylemi, ihlalin kalıcı hale gelmesini, tekrar tekrar izlenebilmesini ve kolayca yayılabilmesini sağlayarak haksızlığı ve tehlikeyi artırmaktadır.