Bir şarj aleti, tek başına 'elektronik haberleşme aracı' sayılır mı? Bir hükümlünün üzerinde sadece 'ince uçlu bir şarj cihazı' bulunması TCK m. 297/1 suçunu oluşturur mu? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/1835 E. sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.
Hayır, bir şarj aleti tek başına 'elektronik haberleşme aracı' sayılmaz ve bu nedenle sadece şarj aleti bulundurmak TCK m. 297/1'deki suçu oluşturmaz. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/1835 E. sayılı kararında belirttiği gibi, TCK m. 297/1, suçun konusunu 'silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı' olarak sınırlı sayıda saymıştır. Şarj aleti, bir elektronik haberleşme aracının (cep telefonu gibi) çalışması için gerekli bir 'aksesuar' veya 'gereçtir', ancak kendisi bir haberleşme fonksiyonuna sahip değildir. Kanunilik ilkesi gereği, kanunda açıkça sayılmayan bir eşya yorum yoluyla suç kapsamına alınamaz. Hükümlünün eylemi, TCK anlamında bir suç oluşturmasa da, cezaevi yönetmeliğine aykırı olduğu için 5275 sayılı Kanun kapsamında bir 'disiplin suçu' oluşturabilir. Ancak kararda Yargıtay, bu eylemin disiplin suçu dahi oluşturmayabileceğine, zira şarj aletinin kanunla yasaklanmış bir eşya olmadığına işaret etmiştir.