Ceza Genel Kurulu'nun 2018/18 sayılı kararında, yağma suçunun tamamlanması için 'failin mal üzerinde serbestçe kullanım imkânı sağlayacak şekilde fiili hakimiyet kurmasının aranmayacağı' belirtilmiştir. Bu ifadenin, hırsızlık suçunun tamamlanma anı ile karşılaştırıldığında ne anlama geldiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118399

Bu ifade, yağma ve hırsızlık suçlarının tamamlanma anları arasındaki önemli bir farkı vurgular. Hırsızlık suçunda, suçun tamamlanması için failin, çaldığı malı zilyedin egemenlik alanından çıkarıp kendi fiili hakimiyet alanına sokması ve üzerinde 'serbestçe tasarruf etme imkanı' bulması aranır. Örneğin, marketten bir şey çalan kişinin, kasaları geçip marketten çıktığı an suç tamamlanmış sayılır. Ancak yağma suçunda durum farklıdır. Ceza Genel Kurulu'nun belirttiği gibi, yağmada suçun tamamlanması için failin mal üzerinde serbestçe tasarruf imkanı bulması şart değildir. Suç, cebir veya tehdidin etkisiyle malın mağdurun zilyetliğinden alındığı veya alınmasına karşı koyamadığı anda tamamlanır. Karardaki örnekte, sanık telefonu alıp kaçmaya başladığı anda suç tamamlanmıştır. Henüz güvenli bir yere ulaşıp telefon üzerinde serbestçe tasarruf edememiş olması, suçun teşebbüs aşamasında kaldığı anlamına gelmez. Bu ayrımın temel nedeni, yağmanın sadece malvarlığına değil, aynı zamanda kişi özgürlüğü ve iradesine yönelik bir suç olması ve haksızlığın malın alınmasıyla birlikte zirveye ulaşmasıdır.