Sanık, bir sosyal medya uygulamasında sahte bir profil oluşturmuş ve bu profilde, mağdurun yüzünü gösteren ancak özel hayatına ilişkin olmayan (örneğin bir vesikalık) fotoğrafını ve adını kullanarak paylaşımlar yapmıştır. Bu eylem TCK m. 134/2 (görüntü ifşası) suçunu mu, yoksa TCK m. 136 (verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme) suçunu mu oluşturur? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/23451 E. sayılı kararındaki ayrımı açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 136'da düzenlenen 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/23451 E. sayılı kararında yaptığı ayrıma göre, TCK m. 134/2'nin uygulanabilmesi için yayımlanan görüntünün 'mağdurun özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte' olması zorunludur. Herkes tarafından bilinebilecek veya mahremiyet içermeyen bir vesikalık fotoğraf bu nitelikte değildir. Ancak, bir kişinin fotoğrafı, adı ve soyadı, onu belirlenebilir kılan 'kişisel veri'lerdir. Sanığın, bu kişisel verileri hukuka aykırı olarak (mağdurun rızası dışında sahte bir profilde) yayımlayarak başkalarının bilgisine sunması, TCK m. 136'daki 'verme' veya 'yayma' seçimlik hareketlerini oluşturur. Dolayısıyla, suç vasfı özel hayatın gizliliğini ihlal değil, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmedir.