Bir infaz kurumuna sokulması yasak olan ancak TCK m. 297/1 veya TCK m. 297/2'de açıkça sayılmayan bir eşyanın (örneğin aşırı miktarda para) cezaevine sokulması TCK m. 297 kapsamında bir suç oluşturur mu? 'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi açısından değerlendiriniz.
Hayır, oluşturmaz. TCK m. 297/2'nin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilip, yasak eşyaların tek tek sayıldığı yeni bir fıkra ile değiştirilmesinin temel sebebi 'suçta ve cezada kanunilik' ve 'belirlilik' ilkeleridir. Bu ilkelere göre, bir fiilin suç sayılabilmesi ve cezalandırılabilmesi için kanunda açıkça tanımlanmış olması gerekir. TCK m. 297/1 ve m. 297/2 (yeni haliyle), infaz kurumuna sokulması suç olan eşyaları sınırlı sayıda (numerus clausus) saymıştır. Eğer bir eşya (örneğin aşırı miktarda para veya metinlerde bahsedilen hafıza kartı) bu listelerde yer almıyorsa, idare tarafından yasaklanmış olsa bile, bu eşyayı kuruma sokmak TCK m. 297 kapsamında bir suç oluşturmaz. Bu durum, idari bir disiplin yaptırımına (örneğin hücre cezası) konu olabilir, ancak ceza hukuku anlamında bir suç teşkil etmez. Kıyas yoluyla kanundaki suç tanımını genişletmek mümkün değildir.