Sanık, kendisine ait arsaya ruhsat almadan çatı katı yapmış ve imar kirliliğine neden olma suçundan mahkum olmuştur. Mahkeme, CMK m. 231'deki hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunu, 'suçtan kaynaklanan zararın giderilmediği, yapıyı yıkmadığı' gerekçesiyle uygulamamıştır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2012/18645 E. sayılı kararında bu gerekçe neden hukuka aykırı bulunmuştur?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2012/18645 E. sayılı kararında bu gerekçe iki temel nedenle hukuka aykırı bulunmuştur: 1) HAGB için aranan 'zararın giderilmesi' (CMK m. 231/6-c) koşulu, suçun işlenmesiyle ortaya çıkan somut, maddi bir zararı ifade eder. Sanığın kendi arsasına yaptığı ruhsatsız yapı, doğrudan doğruya bir kişiye veya kamuya somut bir maddi zarar vermemektedir. 'Çevrenin kirletilmesi' soyut bir kavram olup, bu madde kapsamında giderilmesi gereken bir maddi zarar olarak kabul edilemez. 2) Ruhsatsız yapının eski hale getirilmesi veya yıkılması, HAGB'nin bir koşulu değil, TCK m. 184/5'te düzenlenen özel bir 'etkin pişmanlık' halidir. Mahkeme, farklı hukuki kurumlara ait koşulları birbirine karıştırarak, HAGB'nin uygulanması için TCK m. 184/5'teki şartların yerine getirilmesini aramıştır. Bu, yasal olmayan bir gerekçedir. Mahkemenin, HAGB için sanığın kişiliği ve yeniden suç işlemeyeceği yönündeki kanaati gibi diğer sübjektif şartları değerlendirmesi gerekirken, yasal olmayan bu gerekçeyle HAGB'yi reddetmesi bozma nedeni sayılmıştır.