Bir şirketin müdürü olan sanık hakkında, şirkete ait arazi üzerinde ruhsatsız inşaat yaptırıldığı iddiasıyla TCK m. 184/1'den dava açılmıştır. Sanık, suç tarihinde şirket müdürü olduğunu ancak fiili olarak inşaatla ilgilenmediğini savunmaktadır. Bu savunma karşısında, sanığın 'yaptıran' sıfatıyla cezai sorumluluğunun tespiti için mahkeme ne tür bir araştırma yapmalıdır? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/9340 E. sayılı kararındaki ipuçlarını kullanınız.
Sanığın 'yaptıran' sıfatıyla cezai sorumluluğunun tespiti için, sadece suç tarihinde tüzel kişilikte yetkili olması yeterli değildir. Fiili bir bağın da araştırılması gerekir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/9340 E. sayılı kararından da anlaşılabileceği gibi, mahkeme şu hususları araştırmalıdır: 1) İnşaatın yapımıyla ilgili bilgisi olabilecek kişilerin (şirket ortakları, çalışanlar, komşular vb.) tanık olarak dinlenmesi. 2) Sanığın şirket müdürü olarak görev yaptığı dönemdeki fiili faaliyetlerinin (örneğin inşaatla ilgili bir dilekçe verip vermediği, bir sözleşme imzalayıp imzalamadığı) araştırılması. Kararda belirtildiği gibi, sanığın belediyeye tadilat ruhsatı için başvurması, onun fiili ilgisini gösteren önemli bir delildir. 3) Şirketin diğer yetkililerinin veya ortaklarının kimler olduğunun ve inşaat sürecindeki rollerinin ne olduğunun tespit edilmesi. Bu deliller toplandıktan sonra, sanığın inşaat faaliyetinden haberdar olup olmadığı ve bu faaliyete rıza gösterip göstermediği, yani 'yaptıran' sıfatını taşıyıp taşımadığı tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek karara bağlanmalıdır. Sadece sicil kaydına dayalı bir sorumluluk atfı eksik inceleme olur.