İnfaz koruma memuru olan sanık hakkında, cezaevine uyuşturucu soktuğuna dair tek delil, soruşturma aşamasında ifade verip daha sonra bu ifadesinden dönen bir tanığın ilk beyanıdır. Sanık ise suçlamayı reddetmektedir. Bu delil durumu, sanığın mahkumiyeti için yeterli midir? Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1070 E. sayılı kararında benimsediği ilkeyi açıklayınız.
Bu delil durumu, sanığın mahkumiyeti için yeterli değildir. Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1070 E. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden biri 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesidir. Ceza mahkumiyeti, bir ihtimale değil, her türlü şüpheden uzak, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Olayda, sanığın mahkumiyetine dayanak olarak alınabilecek tek delil, tanık ...'in sonradan döndüğü soyut nitelikteki ilk ifadesidir. Sanığın üzerinde veya eşyalarında uyuşturucu madde bulunamaması, diğer tanıkların sanığı suçlayıcı beyanlarının olmaması ve sanığın istikrarlı inkârı karşısında, tanığın çelişkili ve sonradan vazgeçtiği beyanı, mahkumiyet için gereken kesin ve inandırıcı delil niteliğini taşımamaktadır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak mahkumiyet kararı verilemez. Bu nedenle, delil yetersizliğinden sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.