Bir hükümlünün, daha önce hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararı verilmiş olmasına rağmen, denetim süresi içinde ceza infaz kurumunda tekrar uyuşturucu kullandığı tespit edilmiştir. Bu durumda sanığın hukuki durumu ne olur? Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/6770 E. sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118355

Bu durumda sanığın eylemi, hem önceki 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararının ihlali hem de yeni ve bağımsız bir suç olan TCK m. 297'deki 'infaz kurumunda yasak eşya (uyuşturucu madde) bulundurma' suçunu oluşturur. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/6770 E. sayılı kararında belirttiği gibi, sanığın denetim süresi içinde tekrar uyuşturucu kullanması, TCK m. 191/4 uyarınca bir 'ihlal' nedenidir ve ertelenen kamu davasının açılmasını gerektirir. Ancak, bu yeni eylem aynı zamanda ceza infaz kurumunda işlendiği için TCK m. 297'deki suçu da oluşturur. Bu durumda iki ayrı hukuki sonuç doğar: 1) Ertelenen kamu davası açılır ve sanık TCK m. 191'den yargılanır. 2) Yeni eylem olan TCK m. 297'den dolayı da ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılır. İki eylem farklı suçları oluşturduğu için ayrı ayrı değerlendirilir. Sanığın cezaevinde uyuşturucu bulundurması eylemi, fikri içtima kuralları gereği TCK m. 297/1-c.2 uyarınca cezalandırılmalıdır.