Bir hükümlünün koğuşunda yapılan aramada, saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilen 3 adet maket bıçağı ucu bulunmuştur. Bu eylem, 02.12.2016'da TCK m. 297/2-b'nin yürürlüğe girmesinden sonra, bu fıkra kapsamında mı yoksa TCK m. 297/1 kapsamında mı değerlendirilmelidir? Ceza Genel Kurulu'nun 2018/97 E. sayılı kararının bu konudaki yorumunu açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 297/1 kapsamında değerlendirilmelidir. Ceza Genel Kurulu'nun 2018/97 E. sayılı kararında yaptığı ayrıma göre, TCK m. 297/2 'birinci fıkra kapsamı dışında kalan' haller için uygulanır. Bir eşyanın TCK m. 297/1 kapsamında olup olmadığını belirlemek için öncelikle TCK m. 6/1-f'deki 'silah' tanımına bakmak gerekir. Eğer ele geçirilen alet, TCK m. 6/1-f-4 uyarınca 'saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli' ise, bu bir 'silahtır' ve eylem TCK m. 297/1 kapsamına girer. Olayda, maket bıçağı uçlarının bilirkişi raporuyla saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olduğu, dolayısıyla TCK m. 6 anlamında silah olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle eylem, daha ağır cezayı öngören TCK m. 297/1 uyarınca cezalandırılmalıdır. TCK m. 297/2-b'deki 'her türlü saldırı ve savunma araçları' ifadesi, TCK m. 6 anlamında silah sayılmayan ancak yine de tehlike arz eden diğer aletleri kapsar.