Bir infaz koruma memuru, cezaevine soktuğu uyuşturucu madde ile yakalanmıştır. Bu memurun cezai sorumluluğu TCK m. 297 ve TCK m. 188 (Uyuşturucu Madde Ticareti) açısından nasıl belirlenir? TCK m. 297/1-c.2 ve m. 297/3 hükümlerinin birlikte uygulanışını Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1070 E. sayılı kararını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118326

Bu durumda, infaz koruma memuru hem TCK m. 188 uyarınca uyuşturucu madde ticareti (veya temini) suçunu hem de TCK m. 297 uyarınca infaz kurumuna yasak eşya (uyuşturucu madde) sokma suçunu işlemiştir. Failin tek bir fiili (uyuşturucu maddeyi cezaevine sokması) ile birden fazla farklı suç oluştuğundan TCK m. 44 (Fikri İçtima) gündeme gelir. Ancak TCK m. 297/1'in ikinci cümlesi, bu durum için özel bir fikri içtima kuralı getirmiştir. Buna göre, öncelikle en ağır cezayı gerektiren suç (bu durumda genellikle TCK m. 188'dir) belirlenir ve bu suçtan verilecek ceza, TCK m. 297/1-c.2 uyarınca yarı oranında artırılır. Ayrıca, failin hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli bir kişi olması nedeniyle, TCK m. 297/3'teki nitelikli hal de uygulanacaktır. Bu durumda, fikri içtima kurallarına göre belirlenip yarı oranında artırılmış olan ceza, TCK m. 297/3 uyarınca bir kat daha artırılır. Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1070 E. sayılı kararı, kanun koyucunun bu görevdeki kişilerin suç işlemesini daha ağır bir haksızlık olarak gördüğünü ve bu nedenle tüm artırımların birlikte uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır.