Yargıtay'ın, örgütlü suçtan mahkumiyet ile tekerrür halinin aynı anda gerçekleştiği durumlarda yeknesak ve istikrarlı bir içtihat oluşturamamasının, 'hukuk devleti' ilkesinin hangi alt ilkeleriyle çeliştiği metinde vurgulanmaktadır?
Metnin son paragrafında, Yargıtay'ın bu konudaki farklı ve çelişkili kararlarının, 'hukuk devleti' ilkesinin üç temel alt ilkesiyle çeliştiği vurgulanmaktadır: 1. **Hukuk Güvenliği:** Bireylerin, devlete ve onun hukuk sistemine güven duyabilmesi için, benzer hukuki durumlarda benzer kararların verilmesi gerekir. Farklı kararlar bu güveni sarsar. 2. **Öngörülebilirlik:** Hukuk kurallarının ve yargısal uygulamaların, bireylerin kendi davranışlarının sonuçlarını önceden tahmin edebilmelerine olanak tanıyacak şekilde belirli ve istikrarlı olması gerekir. İçtihatlardaki çelişki, bu öngörülebilirliği ortadan kaldırır. 3. **Belirlilik:** Hukuk kurallarının anlam ve kapsamının açık ve net olmasıdır. Yargı kararlarının bu kuralları farklı yorumlaması, hukukta bir belirsizlik yaratır. Bu ilkelerin zedelenmesi, hukukun üstünlüğüne dayalı bir devlet düzeniyle bağdaşmaz.