Bir boşanma davasında, taraflardan birinin 'cinsel birleşmenin gerçekleşememesi' vakıasına dayanması, kusur değerlendirmesi açısından nasıl ele alınır?
Cinsel birleşmenin gerçekleşememesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan önemli bir boşanma sebebidir. Ancak kusurun kime ait olduğunun tespiti için, bu durumun neden kaynaklandığının araştırılması gerekir. Eğer cinsel birleşme, eşlerden birinin haklı bir sebep olmaksızın ve sürekli olarak cinsel ilişkiden kaçınması nedeniyle gerçekleşmiyorsa, kaçınan eş kusurlu sayılır. Eğer durum, eşlerden birinin tedavi edilebilir bir fizyolojik veya psikolojik rahatsızlığından kaynaklanıyorsa ve bu eş tedaviden kaçınıyorsa, yine tedaviden kaçınan eş kusurlu kabul edilir. Ancak, eğer durum her iki eşin de elinde olmayan, iradi olmayan bir sebepten (örneğin tedaviye rağmen aşılamayan bir rahatsızlık) kaynaklanıyorsa, taraflara kusur yüklenmeden, evlilik birliğinin objektif olarak sarsıldığı kabul edilerek boşanmaya karar verilebilir.