Bir kamu ihalesinde, idarenin hukuka aykırı işlemi sonucunda ihaleyi kazanamayan bir isteklinin, bu ihale için yaptığı hazırlık masraflarını (menfi zarar) talep ettiği bir tam yargı davasında, idarenin 'ihale konusu işin zaten bir başkası tarafından ifa edildiği ve kararın uygulanmasının fiilen imkansız olduğu' savunması geçerli midir?
Bu savunma, menfi zararın tazmini talebi karşısında geçerli değildir. İdarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle davacının ihaleyi kazanma şansı elinden alınmıştır. İhalenin bir başkasına verilip işin tamamlanmış olması, idarenin hukuka aykırı eylemini ve bunun sonucunda doğan zararı ortadan kaldırmaz. Bu durum, sadece 'aynen tazmin'i (yani ihalenin davacıya verilmesini) imkansız hale getirir. Aynen tazminin imkansız olduğu durumlarda ise, 'nakden tazmin' (parasal tazminat) gündeme gelir. Davacının talebi de zaten ihaleye katılmak için yaptığı masrafların parasal olarak karşılanmasıdır. Dolayısıyla, kararın uygulanmasının fiilen imkansız olduğu savunması, idarenin tazminat sorumluluğundan kurtulmasını sağlamaz. (Bkz. Danıştay E: 2020/731)