Bir haksız fiil davasında, hem Borçlar Kanunu'ndaki 2 yıllık kısa zamanaşımı süresinin hem de TCK'daki 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin geçmiş olmasına rağmen, dava hangi durumda zamanaşımına uğramamış sayılabilir? (YHGK E. 2017/2786)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #117856

Bu durum, 'gelişen durum' kavramının mutlak zamanaşımı süresiyle olan ilişkisiyle açıklanabilir. Kural olarak, haksız fiillerde 10 yıllık bir mutlak (objektif) zamanaşımı süresi vardır (TBK m. 72). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararındaki olayda, zarar verici eylem 22.11.2003'te gerçekleşmiş, manevi tazminat davası ise 17.06.2013'te, yani 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi geçtikten sonra, ancak 10 yıllık mutlak süre dolmadan açılmıştır. Mahkeme, zararın kesin boyutunun Adli Tıp Kurumu raporuyla çok daha sonra öğrenildiğini kabul etmiştir. Bu öğrenme anı, 10 yıllık mutlak süre içinde gerçekleştiği için, öğrenme anından itibaren yeni Borçlar Kanunu'nun getirdiği 2 yıllık kısa zamanaşımı süresi işlemeye başlamıştır. Dava da bu 2 yıllık süre içinde açıldığı için, zamanaşımına uğramamış sayılmıştır. Yani, kısa ve ceza zamanaşımı süreleri geçmiş olsa bile, eğer zarar 10 yıllık mutlak süre içinde öğrenilmişse, bu öğrenme anından itibaren yeni bir kısa zamanaşımı süresi işlemeye başlar.