İcra takibi konusu senedin, icra takibi başlatılmadan önce ödenmesine rağmen takibe konulması bedelsiz senedi kullanma suçunu oluştururken; takipten sonra yapılan ödemeye rağmen takibe devam edilmesi neden bu suçu oluşturmaz? (Yargıtay 23. CD, K: 2015/4912 ve Yargıtay 15. CD, K: 2014/11802 kararları ışığında)
İki durum arasındaki temel fark, 'kullanma' fiilinin gerçekleştiği anda senedin hukuki durumudur. - **Takipten Önce Ödeme:** Eğer senet, icra takibi başlatılmadan önce ödenmişse, takip başlatıldığı anda senet hukuken 'bedelsiz' durumdadır. Bu bedelsiz senedi bilerek takibe koymak, TCK m. 156'daki 'kullanma' fiilini doğrudan oluşturur. Çünkü fail, mevcut olmayan bir alacağı varmış gibi hukuki bir işlem başlatmaktadır. - **Takipten Sonra Ödeme:** Eğer icra takibi hukuka uygun bir şekilde başlatıldıktan sonra borçlu ödeme yaparsa, bu ödeme genellikle sadece asıl alacağı kapsar. İcra takibi, asıl alacağın yanı sıra işlemiş faiz, icra masrafları, vekalet ücreti gibi fer'i alacakları da kapsar. Borçlu sadece ana parayı ödediğinde, takip diğer alacak kalemleri için hukuken devam eder. Bu nedenle, takipten sonra yapılan kısmi bir ödemeye rağmen takibe devam edilmesi, bedelsiz bir senedin kullanılması değil, mevcut bir takibin yasal olarak sürdürülmesidir. Bu durum, hukuki bir ihtilaf olup ceza hukukunu ilgendirmez. (Yargıtay 15. CD, K: 2014/11802)