İstirdat davasında, borcun ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlayan 1 yıllık sürenin 'hak düşürücü süre' olmasının 'zamanaşımı süresi' olmasından farkı nedir?
İki süre arasındaki temel farklar şunlardır: - **İleri Sürülme ve Dikkate Alınma:** Zamanaşımı defini, davalının mutlaka ileri sürmesi gereken bir savunma aracıdır. Davalı ileri sürmezse, hakim kendiliğinden dikkate alamaz (HMK m. 141/2). Hak düşürücü süre ise, kamu düzenine ilişkin kabul edildiğinden, taraflar ileri sürmese bile hakim tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır. - **Durdurulması ve Kesilmesi:** Zamanaşımı süreleri, kanunda belirtilen sebeplerle (örneğin dava açılması, icra takibi yapılması) kesilebilir veya durabilir. Hak düşürücü süreler ise kural olarak durmaz ve kesilmez. Sürenin bir kez işlemeye başlamasıyla, sonuna kadar devam eder. Bu nedenle, istirdat davasındaki 1 yıllık sürenin hak düşürücü nitelikte olması, davacı için daha katı ve kesin bir sonuç doğurur. Sürenin kaçırılması halinde, dava hakkı tamamen ortadan kalkar.