Bir tam yargı davasında davacının 'menfi zarar' talebinde bulunabilmesi için, idarenin eylem veya işlemi ile bu zarar arasında nasıl bir bağ bulunmalıdır?
Davacının menfi zararının tazmin edilebilmesi için, idarenin hukuka aykırı eylem veya işlemi ile davacının yaptığı masraflar arasında doğrudan bir 'uygun illiyet (nedensellik) bağı' bulunmalıdır. Yani, davacının bu masrafları, idarenin işleminin hukuka uygun bir şekilde sonuçlanacağına 'güvenerek' yapmış olması gerekir. Danıştay 13. Dairesi'nin 2020/731 E. sayılı kararında bu durum, davacının 'ihalenin hukuka uygun şekilde sonuçlandırılacağına güvenerek yapmış olduğu zorunlu gerçek harcamalar' olarak ifade edilmiştir. Eğer davacının yaptığı masraflar, ihale sürecinin normal bir parçası olmayan, keyfi veya gereksiz harcamalar ise, bunlar ile idarenin hukuka aykırı işlemi arasında uygun illiyet bağı kurulamayacağından tazmin edilmezler. Zararın, idarenin hizmet kusurunun doğrudan bir sonucu olması gerekir.