İstirdat davasında, davalının (alacaklının), davacının (borçlunun) kendi rızasıyla ödeme yaptığını ve bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini savunması, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.05.2012 tarihli kararına göre neden yerinde görülmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #117804

Yargıtay'ın ilgili kararında bu savunma yerinde görülmemiştir çünkü davacının ödemeyi yapma sebebi 'serbest iradeyle borcu kabul etmek' değil, icra takibinin getirdiği potansiyel risklerden kaçınmaktır. Kararda, davacının takibe itiraz ettikten sonra ödeme yapmasının, alacaklının açması muhtemel bir 'itirazın iptali davasında' haksız çıkması durumunda ödemek zorunda kalacağı 'icra inkar tazminatı'ndan (%20) kurtulma amacı taşıdığı belirtilmiştir. Bu durum, ödemenin tamamen serbest bir iradeyle değil, 'cebri icra tehdidi' altında ve hukuki bir baskı sonucu yapıldığını gösterir. Dolayısıyla, bu ödeme, Borçlar Kanunu anlamında bir borç ikrarı olarak kabul edilemez ve davacının, ödediği paranın esastan borç olmadığını ispatlamak üzere istirdat davası açma hakkını ortadan kaldırmaz.