Yargıtay 1. ve 16. Ceza Dairelerinin, örgütlü suçtan mahkumiyet ile tekerrürün aynı anda gerçekleştiği durumlarda sadece TCK m. 58/9'un gösterilmesi gerektiği yönündeki içtihadı, TCK m. 58'in sistematik yorumuna uygun mudur? Tartışınız.
Bu içtihat, TCK m. 58'in sistematik yorumu açısından tartışmalıdır. TCK m. 58, ilk sekiz fıkrasında 'tekerrür' kurumunu ve koşullarını, dokuzuncu fıkrasında ise belirli suç failleri (örgüt mensubu, itiyadi suçlu vb.) için uygulanacak 'özel infaz rejimini' düzenlemektedir. Bunlar aslında iki farklı hukuki durumdur. Birincisi failin geçmişine (adli siciline), ikincisi ise işlediği suçun mevcut niteliğine ilişkindir. Bir sanık, hem geçmişi nedeniyle mükerrir olabilir hem de işlediği suç nedeniyle örgüt mensubu olabilir. Bu iki durumun birbirini dışlamadığı, aksine bir arada bulunabileceği savunulabilir. Yargıtay'ın ilgili dairelerinin, bu iki durumdan sadece birinin (m. 58/9) uygulanmasının yeterli olduğu yönündeki yaklaşımı, kanunun lafzında açık bir dayanağı olmayan, daraltıcı bir yorum olarak görülebilir. Sistematik olarak, her iki koşul da mevcutsa, her ikisinin de sonuçlarının (hem tekerrürün getirdiği sonuçların hem de özel infaz rejiminin) uygulanması gerektiği daha tutarlı bir yorum olacaktır. Metindeki yazarın eleştirisi de bu yöndedir.