Bir haksız fiil sonucu ortaya çıkan zararın 'gelişen durum' niteliğinde olup olmadığının tespiti, zamanaşımı süresinin başlangıcı açısından neden kritik öneme sahiptir?
Kritik öneme sahiptir çünkü 'gelişen durum'un varlığı, zamanaşımı süresinin başlangıç anını, fiilin işlendiği tarihten, zararın tüm sonuçlarıyla kesin olarak öğrenildiği ileri bir tarihe öteler. Eğer bir zarar, ortaya çıktığı anda sabit ve kesin ise (örneğin bir malın kırılması), zamanaşımı bu zararın ve sorumlusunun öğrenildiği anda başlar. Ancak, özellikle bedensel zararlarda olduğu gibi, zararın nihai boyutu (örneğin kalıcı sakatlık oranı) zamanla, tıbbi tedavi ve kontroller sonucunda netleşiyorsa, bu 'gelişen bir durum'dur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/2786 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu gelişme sona ermedikçe zarar tam olarak öğrenilmiş sayılmaz ve TBK m. 72'deki kısa zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. Bu tespit, özellikle fiil tarihine göre ceza zamanaşımının geçtiği ancak zararın sonuçlarının yeni netleştiği durumlarda, davacının tazminat hakkını koruması açısından hayati bir rol oynar.