Hukuka aykırı bir fiil sonucu bedensel zarara uğrayan kişinin, bu olay nedeniyle ilk açtığı davada sadece maddi tazminat talep edip manevi tazminat talep etmemiş olması, daha sonra ayrı bir davayla manevi tazminat talep etmesine engel teşkil eder mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/2786 sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.
Hayır, engel teşkil etmez. Özellikle 'gelişen durum'un söz konusu olduğu hallerde, manevi tazminatın daha sonra ayrı bir dava ile istenmesi mümkündür. YHGK'nın ilgili kararında, davacının ilk davada sadece maddi tazminat istediği, çünkü yaralanmanın nihai sonuçlarının ve maluliyet oranının henüz kesinleşmediği, dolayısıyla manevi zararın boyutlarının da tam olarak bilinemediği vurgulanmıştır. Borçlar Kanunu'nda zamanaşımı hükümleri maddi ve manevi tazminat için farklı düzenlenmemiştir. Davacı, manevi tazminatını bölmek yerine, zararının tüm unsurlarıyla belirli hale geldiği (kesin maluliyet raporunun öğrenildiği) tarihten itibaren yasal süre içinde ayrı bir dava ile talep etmiştir. Yüksek Mahkeme, bu durumu hukuka uygun bulmuş ve gelişen durum sona erdikten sonra yasal süre içinde açılan manevi tazminat davasının zamanaşımına uğramadığına karar vermiştir. Bu, manevi zararın da ancak tüm sonuçları ortaya çıktığında tam olarak öğrenilebileceği kabulüne dayanır.