Bir tam yargı davasında mahkemenin, bilirkişi raporunu yetersiz bularak hükmü bozmasının temel gerekçeleri neler olabilir? HMK m. 281 ve m. 282 bu konuda hakime ne gibi yetkiler tanır?
Bir bilirkişi raporunun yetersiz bulunarak hükmün bozulmasının temel gerekçeleri şunlar olabilir: - **Denetime Elverişsiz Olması:** Raporun soyut, gerekçesiz ve ulaşılan sonucun nasıl hesaplandığını göstermeyen bir yapıda olması. - **Teknik Yetersizlik:** Raporu düzenleyen kişinin uyuşmazlık konusunda yeterli uzmanlığa sahip olmaması veya raporun bilimsel ve teknik standartlara uygun olmaması. - **Tarafların İtirazlarını Karşılamaması:** Raporun, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını yeterince tartışıp cevaplamaması. - **Hukuki Değerlendirme İçermesi:** Bilirkişinin kendi uzmanlık alanını aşarak hukuki değerlendirmeler yapması. Bu gibi durumlarda, HMK m. 282 uyarınca hakim, takdiri bir delil olan bilirkişi raporuyla bağlı değildir. HMK m. 281/2, hakime, rapordaki eksiklik veya belirsizliklerin giderilmesi için aynı bilirkişiden 'ek rapor' isteme yetkisi tanır. Eğer bu da yeterli olmazsa, HMK m. 281/3 uyarınca mahkeme, yeni bir bilirkişi kurulu oluşturarak yeniden inceleme yaptırabilir. Bu yetkileri kullanmadan yetersiz bir rapora dayanarak hüküm kurmak, bozma nedenidir. (Yargıtay (Kapatılan) 23. HD, 2014/647 E. sayılı kararında bu duruma işaret edilmiştir.)