Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/869 E. sayılı kararında, icra takibine itiraz edip takibi durdurduktan sonra ödeme yapan davacının bu ödemesi neden 'ihtirazi kayıtla ödeme' olarak kabul edilmiş ve istirdat davası açabileceğine karar verilmiştir?
İlgili kararda Yargıtay, davacının takibe itiraz ederek takibi durdurmasına rağmen sonradan ödeme yapmasının sebebini irdelemiştir. Yargıtay'a göre bu ödeme, alacaklı davalının açabileceği muhtemel bir 'itirazın iptali' davasında, haksız çıkması durumunda ödemek zorunda kalacağı %20'den az olmayan 'icra inkar tazminatı' riskinden kaçınmak amacıyla yapılmıştır. Davacı, ödemeyi yaparken 'menfi tespit ve istirdat davası açma şartıyla' ödeme yapmıştır. Bu durum, ödemenin serbest iradeyle yapılmış bir borç ikrarı olmadığını, aksine potansiyel bir hukuki ve mali baskı altında, dava hakkını saklı tutarak (ihtirazi kayıtla) yapıldığını göstermektedir. Bu nedenle, bu ödeme Borçlar Kanunu anlamında bir borç ikrarı olarak kabul edilemez ve davacının, ödediği paranın aslında borçlu olunmayan bir para olduğunu ispatlamak üzere istirdat davası açma hakkı bulunduğu kabul edilmiştir.