Bedelsiz senedi kullanma suçu (TCK m. 156) ile dolandırıcılık suçu (TCK m. 157) arasındaki temel fark nedir? Yargıtay'ın 2014/18846 K. sayılı kararını referans alarak açıklayınız.
İki suç arasındaki temel fark, hileli davranışın niteliği ve zamanlamasıdır. Dolandırıcılık suçunda, fail en başından itibaren hileli davranışlarla mağduru aldatarak bir menfaat temin eder. Hile, menfaatin elde edilmesinin aracıdır. Bedelsiz senedi kullanma suçunda ise, başlangıçta hukuka uygun bir borç ilişkisi ve bu ilişkiye dayalı olarak verilmiş bir senet vardır. Suç, bu senedin bedeli ödendiği halde, alacaklının bu durumu gizleyerek ödenmemiş gibi senedi kullanmasıyla (örn: icraya koyma, ciro etme) oluşur. Hile, senedin alınması sırasında değil, bedelsiz kaldıktan sonra kullanılması aşamasındadır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/18846 K. sayılı kararında, bedeli ödenen senedin aslı yerine fotokopisini iade edip, senet aslını icraya koyan sanığın eyleminin dolandırıcılık değil, bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. Çünkü hile, senedin ele geçirilmesinde değil, sonradan kullanılmasında ortaya çıkmıştır.