Bir kamu ihalesinden hukuka aykırı olarak elenen isteklinin, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı kârı (müspet zarar) talep etmesi idari yargıda nasıl karşılanmaktadır? Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararlarının bu konudaki içtihada etkisi ne olabilir?
Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, idari yargıda kural olarak yoksun kalınan kâr gibi ileriye dönük ve muhtemel zararların tazminine karar verilmemektedir. Tazmin edilecek zararın fiili, kesin ve gerçekleşmiş bir zarar olması aranır. Bu nedenle, bir isteklinin ihaleyi kazansaydı elde edeceği kâr, müspet ve muhtemel bir zarar kabul edildiğinden, tazmin talepleri genellikle reddedilir. Ancak, metinde yer alan Tetkik Hâkimi düşüncesinde ve Danıştay kararının gerekçesinde, Anayasa Mahkemesi'nin mülkiyet hakkı ihlali kararlarına (Örn: Ali Rıza Akarsu, B. No: 2015/6999) atıf yapılmıştır. AYM, idarenin hukuka aykırı eylemiyle kişiye aşırı bir külfet yüklenmesi durumunda, mülkiyet hakkının korunması ile kamu yararı arasındaki adil dengenin bozulduğunu ve bu dengenin, yoksun kalınan kazançların da dikkate alındığı bir tazminatla sağlanması gerektiğini belirtmektedir. Bu durum, idari yargının yoksun kalınan kâr konusundaki katı tutumunu değiştirmesi gerektiği yönünde bir baskı oluşturmakta ve gelecekteki içtihatların bu yönde evrilebileceğine işaret etmektedir.