Tanımanın iptali davasında, ana veya çocuğun davacı olduğu durumlarda ispat yükü nasıl bir dağılım gösterir? TMK m. 299/II'nin getirdiği özel düzenlemeyi açıklayınız.
TMK m. 299/II'ye göre, ana veya çocuk tarafından tanıyanın gerçek baba olmadığı iddiasıyla açılan iptal davasında ispat yükü, başlangıçta davacıda değildir. Hükme göre, ispat yükü, ancak tanıyanın, gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunduğuna ilişkin 'inandırıcı kanıtları' göstermesinden sonra doğar. Bu durumda tanıyan, inandırıcı kanıtlar sunarak kendisinin baba olabileceğine dair bir adi karine yaratır. Bu karine yaratıldıktan sonra ispat yükü, bu karineyi çürütmek üzere davacı olan ana veya çocuğa geçer. Davacılar, örneğin babanın çocuk yapma kabiliyetinden yoksun olduğunu veya cinsel ilişki ile doğum arasında illiyet bağının bulunmadığını her türlü delille ispat etmelidir. Bu, genel ispat kuralından (TMK m. 299/I) ayrılan özel bir durumdur.