İcra takibine dayanak olan bir bonodaki imzanın borçluya ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu raporu kesin bir kanaat bildirmemişse (örneğin 'benzerlikler var ancak kesin aidiyet söylenemez' gibi), mahkemenin ne yapması gerekir?
Mahkemenin, ispat yükünün alacaklıda olduğu ilkesi gereği, alacaklıya delillerini sunması için imkan tanıması ve gerekirse yeniden, daha kapsamlı bir bilirkişi incelemesi (örneğin farklı bir kurumdan veya grafoloji uzmanlarından oluşan bir heyetten) yaptırması gerekir. Hükme esas alınacak nitelikte olmayan bir rapora dayanarak ve ispat yükünü borçluya yükleyerek davayı reddetmesi hukuka aykırıdır. (Hukuk Genel Kurulu E. 2017/708, K. 2018/1152)