İşçilik alacakları davalarında davalı işverenin süresinden sonra zamanaşımı def'inde bulunması halinde, davacının bu def'iye karşı sessiz kalması ne anlama gelir?
Bu durum, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011'den önceki ve sonraki döneme göre farklılık gösterir. Eski HUMK döneminde, davacının sessiz kalması zamanaşımı def'ine zımnen muvafakat ettiği şeklinde yorumlanıyordu. Ancak 6100 sayılı HMK döneminde, davacının 'açıkça muvafakat etmesi' gerekir. Davacının sessiz kalması artık muvafakat anlamına gelmez ve süresinden sonra yapılan zamanaşımı defi dikkate alınmaz. (Bkz: YHGK, E. 2015/3555, K. 2018/184 kararındaki Özel Daire bozma gerekçesi)