Bir tam yargı davasında, HMK m. 107'de düzenlenen 'belirsiz alacak davası' açılması ile 'kısmi dava' açılması arasındaki temel fark nedir?
Belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki temel fark, davanın açıldığı anda alacağın miktarının davacı tarafından 'belirlenebilir' olup olmamasına dayanır. - **Kısmi Dava (HMK m. 109):** Davacı, alacağının tamamını bildiği veya belirleyebilecek durumda olduğu halde, alacağının sadece bir kısmını dava eder. Örneğin, 100.000 TL olduğunu bildiği bir alacak için, harç masrafları gibi nedenlerle şimdilik 10.000 TL'lik bir dava açar. Burada alacak 'belirlenebilir' durumdadır. - **Belirsiz Alacak Davası (HMK m. 107):** Davacı, davanın açıldığı tarihte, alacağının miktarını veya değerini tam ve kesin olarak 'belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği' veya bunun 'imkânsız' olduğu durumlarda bu davayı açar. Örneğin, bir işçinin fazla mesai alacağı, ancak yargılama sırasında bilirkişi incelemesi ile tam olarak hesaplanabilir. Davacı, dava açarken alacağının miktarını net olarak bilemez. Bu durumda, asgari bir miktar belirterek davasını açar ve yargılama sonunda alacak belirlendiğinde, iddiasını ıslaha gerek kalmaksızın genişletebilir. Temel fark, alacağın dava açılırken 'belirlenebilir' olup olmamasıdır. Bu ayrım, zamanaşımı ve faiz başlangıcı gibi konularda önemli sonuçlar doğurur. (Bu bilgi, metinlerde geçen dava türlerinden yola çıkılarak sorulmuş genel bir usul hukuku sorusudur.)