Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin E. 2016/19800 sayılı kararında, suça sürüklenen çocukların eyleminin geceleyin işlendiği anlaşılmasına rağmen, mahkemenin TCK m. 143'ü (hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi) uygulamaması neden 'eksik ceza tayini' olarak nitelendirilmiştir?
Bu durum, mahkemenin, suçun sübutu ve nitelendirmesi için dosyada mevcut olan bir delili (tutanak içeriği ve sanık beyanları) göz ardı ederek, kanunda öngörülen 'nitelikli hali' uygulamaması nedeniyle 'eksik ceza tayini' olarak nitelendirilmiştir. TCK m. 143, hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesini, cezanın artırılmasını gerektiren bir 'nitelikli hal' olarak düzenlemiştir. Bu, kanunun emredici bir hükmüdür ve koşulları oluştuğunda mahkemenin uygulaması zorunludur. Karara konu olayda, hem tutanaklar hem de sanıkların kendi beyanları, eylemin gece saat 01:00 sularında gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Bu somut delil karşısında, mahkemenin TCK m. 143'ü uygulamayarak cezayı artırmaması, sanık lehine gibi görünse de, kanunun emredici hükmüne aykırı bir uygulama olduğu için hukuka aykırıdır. Bu tür bir hukuka aykırılık, eğer savcılık veya katılan tarafından temyiz edilirse, 'aleyhe bozma' sebebi oluşturur. Somut olayda da muhtemelen bu yönde bir temyiz olduğu için, eksik ceza tayini bir bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. (Bkz: Yargıtay 13. CD E. 2016/19800 K. 2018/11199; TCK m. 143)