Bir davanın taraflarından birinin temyiz süresini kaçırdıktan sonra, aynı hükmün diğer tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay tarafından bozulması durumunda, temyiz etmeyen taraf bu bozma kararından yararlanabilir mi? Bu durumun 'bozmanın sirayeti' ilkesi açısından değerlendirmesini yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116871

Evet, belirli koşullarda yararlanabilir. Bu durum, usul hukukundaki 'bozmanın sirayeti' veya 'sirayet etkisi' ilkesiyle ilgilidir. Kural olarak, temyiz etmeyen taraf, kendi aleyhine kesinleşen hükümle bağlıdır. Ancak, Yargıtay'ın bozma kararının niteliği, temyiz etmeyen tarafın da bu karardan yararlanmasını sağlayabilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin E. 2016/11776 sayılı kararında da bu ilke uygulanmıştır. Sirayetin koşulları genellikle şunlardır: - **Bozma Sebebinin Ortak Olması:** Bozma sebebinin, sadece temyiz eden tarafın şahsına özgü bir neden değil, davanın esasına veya usulüne ilişkin, temyiz etmeyen tarafı da etkileyen 'ortak' bir hukuka aykırılık olması gerekir. Örneğin, suçun vasfının yanlış nitelendirilmesi, görevsiz mahkemede yargılama yapılması veya olayda toplu suçun varlığı gibi. - **Hak ve Mükellefiyetlerin Ortaklığı:** Özellikle ceza davalarında, sanıkların eylemleri ve hukuki durumları arasında bir bağlantı olması gerekir. Somut kararda, mahkemenin eylemi 'bireysel kaçakçılık' olarak nitelendirmesi hatası, tüm sanıkları etkileyen ortak bir hata olduğu için, bozma kararının temyiz etmeyen sanığa da 'sirayet ettirilmesine' karar verilmiştir. (Bkz: Yargıtay 7. CD E. 2016/11776 K. 2017/1427)